Kasım 3, 2026

EPİSODE 3

“Gülmek!” diye geçirdi içinden. İyi ki çocukken en anlamsız şeylere gülmüştü. Ama çocukken anlamın ya da anlamsızlığın ne önemi vardı ki? Çocuksun işte ve dünya dediğin şey, hayallerini sınırlayacak güçte değil. Hatta Tanrı bile bir çocuğun hayalinin sınırsızlığı karşısında hayrete düşüyordur. Bir sigara yaktı yine. Paketindeki son sigaraydı bu. İllaki kalkacak, markete gidecek, üç dört paket sigara alacaktı. Nasıl büyük bir işkenceydi şimdi bu. Doğruldu […]

Kasım 3, 2026

EPİSODE 2

İnsan iki kere mi gömülür? İlki, var olmak adına düştüğün o ilk rahimden ayağa kalkıp nefes almaktır; ikincisi, yok olmak adına toprağın rahmine çekilmek. Peki ya yok olmak aslında yoksa? Nasıl ki yaşam denen bu serüvene ana rahminden bir kıyamla çıkılıp maddi boyuta geçiliyorsa, belki de başka bir kıyamla toprağın rahminden öte âlemlere doğuluyordur. Zihinde hiç dinmeyecek gibi duran o ezeli merak, kaygı, korku ve […]

Kasım 3, 2026

EPİSODE 1

Oysa felsefe tadında seviyorum seni Asiye. İnsan, en çaresiz zamanlarında kendisinden beklenmeyecek çıkışlar yaparmış. Bu çaresizlik; ruhundaki tükenmişliğin değil de çevresinde olup bitenlere karşı duyarsızlaşmanın somut görüntüsünün, zihnindeki direngenliğin harekete geçmesiyle belirginleşen bir durum gibi. Bilmiyor insan; ne kendini, içini, ruhunu ne de dışını, çevresini, dünyayı… Sandığı ne varsa gerçek diyerek betimliyor beyni ve bu sanı yanılgısına tutunmaya çalışmayı bıraktığında, gerçeğin yalın hâliyle yüzleşiyor. Bu, […]

Nisan 19, 2026

Bilgi her zaman özgürleştirir mi, yoksa bazı sistemlerde tehlikeli midir?

Pisagor’un okulunda sabahlar sessizlikle başlardı. Taş duvarların arasında yankılanan tek şey, öğrencilerin ayak sesleri ve tebeşirin tahtaya değdiği ince çizgilerdi. Burada konuşmak değil, düşünmek öğretilirdi. Çünkü Pisagor’a göre evren, sayılarla kurulmuş kutsal bir düzendi. Öğrenciler arasında Hippasus adında genç bir adam vardı. Diğerleri gibi o da geometri öğrenmişti ama içinde sürekli kıpırdayan bir soru vardı: “Ya bu düzen sandığımız kadar kusursuz değilse?” Günlerce çalıştı, çizdi, […]

Nisan 19, 2026

Modern Toplumda Kutuplaşma, Yalnızlaşma ve Şiddetin Yeni Topolojisi!

Özet Kimlik, Anomi ve Bireysel Şiddetin Dönüşümü Üzerine Bir İnceleme. Bu incelemeyi yaparken ülkemde ilkokul çağındaki çocukların! ellerinde otomatik silahlar veya cephaneliklerle yağ yada bal satmak yerine arkadaşlarını katlettiğini içimdeki kanayan yaraları düşünerek kalem aldım. Bir çocuktan katil yaratan sistemin adına ister kapitalizm deyin ister vahşi kapitalizm deyin hiç bir ideolojik veya ekonomik-sosyolojik düşünce ve eylem sistemi bunu açıklayabilecek temellere sahip değildir. Bu çalışma, modern […]

Nisan 11, 2026

Yalnızlaşan İnsanda Özgürlük Deneyimi: Toplumdan Bireye Bir Geri Çekilişin Sosyo-Psikolojik Analizi

Modern toplumda özgürlük kavramı, normatif ve teorik bir ideal olmaktan giderek çıkarak, bireysel deneyimin parçalı ve anlık bir hissine dönüşmektedir. Özellikle geç kapitalist toplumlarda bireyin yalnızlaşması, özgürlüğün kolektif bir hak ya da politik bir talep olarak değil, daha çok öznel ve geçici bir yaşantı olarak deneyimlenmesine yol açmaktadır. Bu durum, özgürlüğün kavramsal düzeyde sahip olduğu anlam ile bireyin onu hissettiği anlar arasında belirgin bir ayrışmaya […]

Nisan 10, 2026

Varlık ve Varoluşun Epistemolojik ve Ontolojik Sorunları Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

Varlık ve varoluş problemi, felsefi düşüncenin en temel ve en eski tartışma alanlarından birini oluşturur. Bu problem, bir yandan ontolojinin (varlık felsefesi) “ne vardır?” sorusu etrafında şekillenirken, diğer yandan epistemolojinin (bilgi felsefesi) “iyi de var olan nasıl bilinir? Ben kendimi ve kendim dışında olanı nasıl biliyorum. Bilme nedir?” sorusuyla derinleşir. Bu iki alanın kesişiminde ortaya çıkan temel güçlük, varlığın içeriği ile ona ilişkin bilginin olanaklılığı […]

Mart 8, 2024

8 Mart, Kadın ve Nesneleşme: Kapitalizmin Görünmez Mekanizması

8 Mart, yalnızca kadınların hak mücadelesini hatırladığımız bir gün değil; aynı zamanda modern toplumun kadını özellikle erkek öznesinde, öznenin dış dünyadan aldığı veriyle nasıl bir zihin dönüşümünde kurduğunu sorgulamak için de önemli bir fırsattır. Modern kapitalist toplum, insanı önce üretici sonra da tüketici olarak konumlandırır. Bu süreçte bireylerin kimlikleri, arzular ve ihtiyaçlar üzerinden sürekli biçimlendirilir. Kadın ise bu yapı içinde çoğu zaman iki farklı rol […]

Şubat 23, 2024

ÇAĞIN DERİNLERİNDE SIKIŞAN MODERN İNSAN

Modern insan, hızın ve tüketimin merkezinde yaşayan bir varlık haline gelmiştir. Özellikle Modern Zamanlar filminde sembolleştirilen üretim bandında sıkışmış insan metaforu, bugün dijital dünyada daha görünmez ama daha derin bir şekilde karşımıza çıkar. Artık makinelerin arasında değil, ekranların içinde sıkışmış durumdayız. Günün yorgunluğunu atmak için başvurulan kaçış yolları — sosyal medya, dizi maratonları, kontrolsüz alışveriş ya da sürekli meşguliyet hali — kısa süreli rahatlama sağlar. […]