Ay: Nisan 2026

Nisan 19, 2026

Bilgi her zaman özgürleştirir mi, yoksa bazı sistemlerde tehlikeli midir?

Pisagor’un okulunda sabahlar sessizlikle başlardı. Taş duvarların arasında yankılanan tek şey, öğrencilerin ayak sesleri ve tebeşirin tahtaya değdiği ince çizgilerdi. Burada konuşmak değil, düşünmek öğretilirdi. Çünkü Pisagor’a göre evren, sayılarla kurulmuş kutsal bir düzendi. Öğrenciler arasında Hippasus adında genç bir adam vardı. Diğerleri gibi o da geometri öğrenmişti ama içinde sürekli kıpırdayan bir soru vardı: “Ya bu düzen sandığımız kadar kusursuz değilse?” Günlerce çalıştı, çizdi, […]

Nisan 19, 2026

Modern Toplumda Kutuplaşma, Yalnızlaşma ve Şiddetin Yeni Topolojisi!

Özet Kimlik, Anomi ve Bireysel Şiddetin Dönüşümü Üzerine Bir İnceleme. Bu incelemeyi yaparken ülkemde ilkokul çağındaki çocukların! ellerinde otomatik silahlar veya cephaneliklerle yağ yada bal satmak yerine arkadaşlarını katlettiğini içimdeki kanayan yaraları düşünerek kalem aldım. Bir çocuktan katil yaratan sistemin adına ister kapitalizm deyin ister vahşi kapitalizm deyin hiç bir ideolojik veya ekonomik-sosyolojik düşünce ve eylem sistemi bunu açıklayabilecek temellere sahip değildir. Bu çalışma, modern […]

Nisan 11, 2026

Yalnızlaşan İnsanda Özgürlük Deneyimi: Toplumdan Bireye Bir Geri Çekilişin Sosyo-Psikolojik Analizi

Modern toplumda özgürlük kavramı, normatif ve teorik bir ideal olmaktan giderek çıkarak, bireysel deneyimin parçalı ve anlık bir hissine dönüşmektedir. Özellikle geç kapitalist toplumlarda bireyin yalnızlaşması, özgürlüğün kolektif bir hak ya da politik bir talep olarak değil, daha çok öznel ve geçici bir yaşantı olarak deneyimlenmesine yol açmaktadır. Bu durum, özgürlüğün kavramsal düzeyde sahip olduğu anlam ile bireyin onu hissettiği anlar arasında belirgin bir ayrışmaya […]

Nisan 10, 2026

Varlık ve Varoluşun Epistemolojik ve Ontolojik Sorunları Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

Varlık ve varoluş problemi, felsefi düşüncenin en temel ve en eski tartışma alanlarından birini oluşturur. Bu problem, bir yandan ontolojinin (varlık felsefesi) “ne vardır?” sorusu etrafında şekillenirken, diğer yandan epistemolojinin (bilgi felsefesi) “iyi de var olan nasıl bilinir? Ben kendimi ve kendim dışında olanı nasıl biliyorum. Bilme nedir?” sorusuyla derinleşir. Bu iki alanın kesişiminde ortaya çıkan temel güçlük, varlığın içeriği ile ona ilişkin bilginin olanaklılığı […]