Yar(a)sızlar..


         İnancımı yitirmeye başladım. Pamuk ipliğinde bağlı olan tüm metafizik kavramlarım kopmaya başlıyor. Tanrı içimden dışarıya çıkıyor ve giderek uzaklaşıyor. Bunu istediğimi sanmıyorum ama bir şekilde, öyle ya da böyle hayal kırıklıklarının sebebi olarak sadece O’na olan inancım kalıyor. Kendi beceriksizliğini tanrıya yükleyen biri değilim, tam aksine belirlenmiş bir yaşamın inançla bütünleştiği yerden bakıyorum ve yolların hepsi O’na çıkıyor. Yolun sonunda hüzün varsa, yalnızlık varsa, umutsuzluk varsa elden ne gelebilir ki?Mutlu olduğunu sanıyorsun ey insan! Oysa olduğun bir şey yok! Yoksulluk sadece cebinde değil, zihninde yoksul kalmışken mutluluk devasa bir yanılsamadır. Şu hissizliği düşünmeye başladım, birine hissiz kalmak, hiçsizleştirmek ve kapılarını kapatmak. Büyük cesaret değil aslında derin düşündüğünde. Olması gereken en nihayetinde bu değil mi? Ölümün hiçsizleştirmesi gibi. Kuşların uçması hiç şaşırtıcı gelmiyor değil mi? Bir gün her şey kaybolacak ve sen geldiğin hiçliğe geri döneceksin. Yokluk ise burada yaşamda olan, hiçlik için ölmek gerekli. Her şeyden uzaklaşmak istediğinde nasıl oluyor da her şey bir şekilde sarıyor seni? Buna ne denir? Kırıklıklarım yok benim, kırıklarım var. Cam kırılması umurumda olmadı lakin can kırığı ne yaman çelişki.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir