isteme


Her şey bir istemeyle başladı. Yılların içinde harmanlanmış kimi zaman histerik boyutlarda sahiplenmeler, kimi zaman ne çekilmez insansın serzenişleri, kimi zaman da hazzın gece bütünlüğünde buluştuğu yaşanmışıkların tümü bir başkasını istemeyle bitti. Ona, soğuk bir kış gecesi söyledim gitmek istediğimi. Öyle yalın, öyle uzak bir dille ifade ettim ki, beni sevdiğini söyleyen bana aşık olduğunu dillendiren kadın sessizce ara ara da hafif tebessümlerle dinledi. Sanki hiç önemi yok bunlar senin duyguların ve elbette onların peşinde koşacaksın der gibiydi. Ben ise tüm bu sözcükleri dökerken aklımda, zihnimde tüm bedenimde sadece ötekini düşünüyor, ötekini özlüyor onunla mutlu olacağımı düşlüyordum. Sözcüklerim sadece sözcüktü ve başka da bir değeri yoktu. Onun ötekini sormasıyla kendime geldim. “adı ne?” dedi. Söyledim. Bir şey demedi, sakince dinlemeye devam etti. O an O ve öteki arasında sıkışmış kalan isteklerim, tutkularım, duygularım bir düğüm noktasında kala kalmıştı sanki. Adım atılmıştı ama artık ve durmak diye bir eylem içimden geçmiyordu. Gitmeliydim, arkama bakmadan biliyorum ama bildiğim bir şey daha var ki arkama yine de bakacaktım. 


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir